Aynı şehirde yaşayıp, birbirimizin hayatına hiç dokunamadığımız hikâyeler…
Kızılay: Herkesin Koştuğu, Kimsenin Varamadığı Yer”
Kızılay: Herkesin Koştuğu, Kimsenin Varamadığı Yer”
Kızılay’da herkes hızlı yürür.
Çünkü kimse durursa neyle karşılaşacağını bilmez.
Elif de yürüyordu.
Her gün biraz daha hızlı…
Çünkü durursa düşünmek zorunda kalacaktı.
Elinde bir dosya vardı. İçinde CV’si…
Ama aslında o dosyada hayalleri taşınıyordu.
Onlarca görüşme…
Yüzlerce “size dönüş yapacağız” cümlesi…
Ve hiç dönmeyen insanlar.
Bir gün yağmur başladı.
Herkes kaçtı.
Elif kaçmadı.
Çünkü o, zaten hayattan kaçmayı bırakmıştı.
Bir banka oturdu.
İlk kez durdu.
Ve o an fark etti:
“Ben bu şehirde kaybolmadım…
Ben bu şehirde görünmez oldum.”
Tam o anda telefon titredi.
Bir mesaj:
“Yarın başlayabilirsiniz.”
Elif başını kaldırdı.
Gözleri doldu.
Ama bu kez ağladı.
Çünkü Ankara’da insanlar en çok…
Kazandığında ağlar.
