Dünya satranç tahtası, insanlığın gördüğü en büyük, en acımasız ve en sessiz kırılma yaşlarından birinden geçiyor.
Haritalar yeniden çiziliyor, ittifaklar bir gecede buharlaşıyor ve tarihin kadim nehirleri yeni yataklar arıyor.
İşte bu küresel fırtınanın tam ortasında, coğrafyanın kalbine bir mühür gibi vurulmuş bir ülke duruyor: Türkiye.
Ancak Türkiye’yi sadece günlük siyasi tartışmalarla, ekranlardaki sığ polemiklerle ya da anlık ekonomik verilerle okumaya kalkışmak, okyanusu bir bardak suya sığdırmaya çalışmaktır.


