Kültür Sanat

Anadolu

Anadolu

"Genel Yayın Yönetmenimiz Sedat Erişin yıllar önce yayınlanan ve Büyük beğeni toplayan makalesi"

Güneşin doğduğu ülke, diğer deyişle Küçük Asya’ diye anılır bu coğrafya.
Üzerinde nefes aldığımız, karnımızı doyurduğumuz ve öldüğümüzde koynuna gireceğimiz toprakların adıdır Anadolu.
İstanbul’un gerisinden başlar, kuzey-güney-batı-doğu yönlerinde çepeçevre kuşatır bizleri.
Çocukluğumuzdan beri bize bu coğrafyayı 7 bölgeye ayırarak tanıttılar.
Anadolu bir bütündür.
Sonsuza dek bölünmeyecektir.
Anadolu’nun parçalanması, kıyametin başlamasıyla eş değerdedir.
Bu gerçekliliği dini ve bilimsel bulgularla bilen batı emperyalizmi,, Anadolu’yu her zaman önemsemiş,geçmiş yüz yıllarda önce işgallerle elde edip kendi hükmünü sürdürmek istemişti.
Haçlı seferleri, Kurtuluş savaşı ve daha nice ele geçirme çabası.

Anadolu tüm bu işgallere direnmiş, asla teslim olmamış.
Emperyalist haçlı düşüncesi başka bir strateji denemesine girişmiş.
Anadolu insanını kültürel işgalle ele geçirme projesini devreye almış.
Batıcılık denen virüsü sözde aydınların zihin ve ruh dünyasına değişik yollarla nakşetmeye başlamış.
Kendi öz değerlerine yabancılaştırılmış Osmanlı aydını, Anadolu’ya tepeden bakmaya başlamış.
İngiliz muhipleri derneğinden tutunda, ABD mandacılığına kadar bir dizi asimilasyon programının yanına, haklı haksız bir dizi isyankar kitleler koyma çabaları da sonuç vermedi.
Aynı senaryolar değişik metotlarla hala devrede ve sonsuza kadar Anadolu’nun direnişi sürecek.
Tekrar konumuzun başına dönelim.
Anadolu adının konmasında birçok efsane rivayet edilir.
Kimi yaşlı bir teyzenin akıncılara soğuk ayran ikram ederken her bir akıncı bardağını uzatır’ ana doldur ‘ diye seslenir, teyzede tüm bardakları ayran doldurur, ama her ne hikmetse, ayran hiç bitmezmiş.
Diğer bir rivayet, Yunanlıların bu bölgeye Anatole ismini vermeleri.
Anatole, Yunancada doğu anlamında.
Güneşin doğduğu ülke diye anlatır Yunan efsaneleri.
Anadolu tarihini doğru anlamadıkça ve anlatmadıkça kimlik ve kişilik bunalımlarımızı aşamayacağız.
Ulusal ve Manevi kurtuluş reçetemiz, Anadolu ruhunun derinliklerinde yatıyor.
Yüce Yaradan insanı topraktan yaratmış.
Vade bitince de toprağa düşeceğiz.
İnsan biyolojisinin tümü toprağın içinde barındırdığı minerallerden oluşur.
Bu coğrafyada ana rahmine düşen her cenin bir süre sonra can alıyor, Anadolu toprağının ruhuyla bezeniyor.
Anadolu’nun mayası sağlam.
Emperyalist bir İngiliz’in içimizdeki bir haine söylediği şu söz, Anadolu insanının zihin dünyasına bir hançer gibi saplanır.
‘Biz dışarıdan siz içeriden bunca yıldır yıkmaya çalıştığımız bu coğrafya hala ayakta ve direniyor’
Bizler, bizden önce yaşayanlar ve sonra gelecek nesillerin, bu coğrafyaya yapacağı hizmetler, dolayısıyla görev ve sorumlulukları var.
Anadolu çok acılar çekti
Milyonlarca yıllık tarihinde bu topraklar doğa ile savaş ve barışı yaşadı.
Bu topraklarda bitmek bilmeyen savaşlar, ölümler ve barışla geçen onca zamanın yıpratmasına rağmen Anadolu, bu olumsuzluklara, asilce,onurluca direndi.
Bu coğrafya, insanlığın ortaya çıktığı ilk uygarlıkların başladığı bilim ve kültürlerin geliştiği birkaç alandan biridir.
Anadolu, coğrafi tanımının dışında başka bir anlatım gücü taşır.
Sosyal yaşam tarihinde bir çok peygambere, evliyaya, bilgine ev sahipliği yaptı bu topraklar…
Anadolu’nun derinlikleri büyük bir kitap gibi ayaklarımızın altında, kıymetini bilmiyoruz.
Anadolu mimarisi bir başka
Damak tadı anlatılacak gibi değil.
Anadolu, atasözleriyle, türküleriyle, ninnileri ile, ağıtlarıyla, sözlü ve yazılı edebiyatımıza renk,koku katar.
Mevlana evrenselliği şiirlerine döktüğünde, Avrupa vahşice birbirini boğazlamakla meşguldü.
Yunus hoşgörü ve sevgiyi dillendirirken Batı kin, öfke, nefret ve ötekileştirmeyi yükselen değer olarak kabullenmişti.
Dokumacılıkta üretilmiş halılarımız, kilimlerimiz hala Avrupa insanını hayret ve şaşkınlığa düşürüyor.
Yedi iklimi aynı anda yaşar Anadolu toprakları.
Şairin dediği gibi yeryüzündeki cennettir Anadolu.
Kültürel değerlere sahip çıkmak denildiği zaman öncelikle bu topraklar üzerinde yaşamış onlarca kavmin ürettiği kültürün unutulmaması gerek.
Anadolu’da yaşamış ve yaşamakta olan gelenek ve görenekler , insanlığın keşif duygularına sesleniyor.
Ya kadın!
Anadolu’da kadın algısı bir başka.
Adını da kadından alan bu coğrafya, kadına inanılmaz değer vermiş, onu kutsamış.
Dicle ve Fırat adına türküler ağıtlar yazılı iki devasa nehir.
Bu özellikleri ile tarih boyunca bu topraklara hükmetme arzusu birçok kavmin bu topraklarda savaşmasına neden olmuş
Anadolu’ya hükmetme sevdası hiç ama hiç azalmadı.
Anadolu kavramının içinden bir dizi milli kavramlar türemiştir; Anavatan,Anayurt;Memleket gibi
Günümüzde Anadolu'dan, artık, Türkiye diye bahsedilmekte.
Anadolu insanı dindardır.
Bu coğrafyada yaşayan "Türkler dini, doğal vazife olarak görür ve yaparlar.
Düşüncesinde doğru'yu değil yalan, yanlış, hatta saçma bile olsa faydalıyı esas alan, misafirperverliği bedevîlik âdeti kabul edip medenî insanların ondan kurtulmasını salık veren, karma evliliği bir Avrupaî âdâb-i muaşeret ilkesi olarak savunan, ömrü boyunca Avrupa anlayışını kendine rehber edinen zavallılar Anadolu’yu ve bu coğrafyada yaşayanları hep ikinci vatandaş olarak görmüşlerdir.
Anadolu Fikriyatı, Türk toplumundaki pek çok sorunu çözmeye aday bir felsefî-fikrî sistemdir.
Osmanlı münevveri ile Cumhuriyet aydını nazarında Anadolu ve halkı hiçbir zaman önemli ve güvenilir bir güç değildir.

Halk hiçbir değer taşımaz; halk yalnızca seçkinlerin sürekli denetlemesi gereken manipülatif bir araçtır.

Anadolu Halkının hissiyatı, vicdani’ yatı ve fikriyatından bu kadar uzak olan, uzak duran münevver ve aydın için’ Anadolu ve oradaki asli unsur halk tanımıı’ içi doldurulması gereken boş bir kavramdır.
Anadolu gelecek milenyumda tekrar dünya medeniyetindeki başat rolünü oynayacaktır.
Bu topraklara olan maddi ve manevi görevimizi yapmanın huzuru ile duygularımızı sözcüklere dökmeye çalıştık.
Anadolu’nun değerleri ile İnsanlarımızın ihtiyacı olan manevi beklentilere ulaşmak barış,huzur ve mutluluğa kavuşmak için her alanda yürütülecek bir’ Anadolu’ yürüyüşüne ihtiyacımız var
Bu duygu ve düşüncelere sahip olan inançlı dostlara selam olsun.

 

Author’s Posts

  • Kısa Kısa Bilgi

    Renk ve Işık Hassasiyetleri (Görsel Manipülasyon)
    • Mavi Kravatın Gücü: Pek çok Türk politikacı (özellikle son 20 ...

    Tem 30, 2026

  • Gelecek Beklemez: Türkiye 2035’e Hazır mı?

    1-: Eğitim ile Geleceğin İhtiyaçları Arasında Uyum Sorunu
    Bilginin hızla güncellendiği bir çağda, eğitim sistemleri...

    Tem 26, 2026

  • Kısa Kısa Notlar

    Ankara’da Kapı Numaralarının Gizli Hiyerarşisi: Yerin Üstündeki Sınıfsal Laboratuvar
    Ankara, dışarıdan bakıldığ...

    Tem 26, 2026

  • Dosya 3: Yapay Zeka Çağı

    İnsanlık Tarihinin En Büyük Dönüşümü Başladı mı?
    "Geçmişte güç; toprak, nüfus ve sanayiyle ölçülürdü. Bug...

    Tem 19, 2026

  • Nitelikli İnsan Kaynağını Güçlendirememek

    Bir ülkenin gerçek zenginliği yer altındaki madenleri değil, yetişmiş insan kaynağıdır.
    21.yüzyılda ekonomik rekabe...

    Tem 19, 2026

Please fill the required field.
Image