2028 Yılından Sonra Dünyada Yaşanacak Tehlikeler

2028 Yılından Sonra Dünyada Yaşanacak Tehlikeler

ABD ve Rusya’daki bazı akademisyenlerin dikkat çekici bir iddiası var:
2028 yılından sonra dünyada büyük tehlikeler yaşanacak.

Peki, iki ülkenin bilim insanlarının “büyük tehlike” olarak işaret ettiği şey nedir?
Tek kelimeyle cevap vermek gerekirse: Büyük çatışmalar.

2028 yılının başından itibaren Ukrayna krizi ve Kazakistan’daki olaylara bakıldığında; bu çatışma alanlarının başka coğrafyalara doğru genişleyeceği, bölgesel çatışmaların ise daha geniş çaplı savaşlara dönüşeceği öngörülmektedir.

Yeni konseptteki çatışmalar, klasik anlamda ordular arası savaşlardan çok; terör temelli ve hibrit yeni bir savaş modelini işaret etmektedir.
ASİM – Ankara Strateji ve İletişim Merkezi olarak uzun süredir araştırdığımız bu yeni savaş modelleri şu başlıklardan oluşmaktadır:

  1. Siber savaş (Cyber savaş)
  2. Psikolojik savaş
  3. Asimetrik savaş
  4. Vekâlet savaşı
  5. Biyolojik savaş
  6. Nükleer savaş
  7. Kimyasal savaş
  8. Ekonomik savaş

Yukarıda sayılan savaş türleri, kendi içlerinde çok sayıda alt başlıktan meydana gelmektedir.

Bu savaş türlerinin tamamı, uzaydaki uydular aracılığıyla hem kontrol edilmekte hem de uydulardan gelen veriler sayesinde hasar tespiti çok daha net bir şekilde yapılabilmektedir.

Bu savaş türleri içerisinde en tehlikeli olan ve önümüzdeki aylarda yoğun biçimde kullanılacağı öngörülen savaş türü ise siber savaştır.

Bu savaşın bir tarafında robotlar, diğer tarafında ise “hacker” olarak adlandırılan dijital ve sosyal medya korsanları bulunmaktadır.

Geçtiğimiz dönemde intihar vakalarıyla gündeme gelen Mavi Balina ve Angel gibi sanal yapılar, bu yeni savaş türünün en çarpıcı örnekleridir. Özellikle gençleri ve toplumu ciddi bir tehlike altına sokmaktadırlar.

Bu iki sanal savaş modeli, kendi içinde en az on ayrı alt başlığa sahiptir.

Yeni savaş düzeninde denizler de başat bir konuma yükselmiştir.
Bugün itibarıyla denizaltılarda bulunan nükleer başlıkların infilak gücü, geçmiş dünya savaşlarındaki toplam infilak gücünden bile fazladır.

Biyolojik, kimyasal ve fizik alanlarında faaliyet gösteren özel sektör laboratuvarlarında bu silahların birçoğunu üretmek artık mümkündür. Hammadde, üretim maliyeti ve teknoloji açısından ciddi bir engel bulunmamaktadır.

Bu arada ABD, Rusya ve Çin gibi “gelişmiş” ülkeler, sahip oldukları yeni savaş teknolojilerini kamuoyuna açıklamamaktadır.

Bugün, yani 21. yüzyılın son çeyreğine yaklaşırken dünya, düne göre çok daha güvensiz bir hâle gelmiştir.
Bir “dehşet dengesi” oluşturulmuş ve devletlerin geleceği adeta pamuk ipliğine bağlanmıştır.

Yeni dünya savaş konseptini inceleyen bilim insanları, önümüzdeki yıllarda ekmek, su, gıda ve ilacın yeni silah türleri hâline geleceğini ifade etmektedir.

Daha geniş açıdan bakan bazı savaş uzmanları ise bugün kullandığımız cep telefonlarının, bilgisayarların ve evlerimizdeki televizyonların dahi birer silaha dönüşebileceğini ileri sürmektedir.

Bu görüşü savunan bilim insanlarının en dikkat çekici iddiası ise şudur:
Artık suya ve meyvelere veri yüklenebilecek bir teknolojiye doğru ilerlenmektedir.

Yani enerji bombalarının kullanılacağı, bambaşka ve son derece tehlikeli bir dünyadan söz edilmektedir.

Cenab-ı Allah, insanlığın sonunu hayreylesin.

Author’s Posts

Please fill the required field.
Image