Kaliteli İnsan Olmak

Kaliteli İnsan Olmak

Çapsız adamın olacağına kaliteli rakibin olsun der bir Japon atasözü.
Japon bu sözü kullanırken hakaret etmeyi, aşağılamayı düşünmez; sadece iş ve ticaret dünyasını uyarmak istemektedir.
Çapsızlık vurgusu çok önemlidir.
Hayatımızın tüm kesitlerinde çapsız birçok insanı tanıdık.
Bugünlerde ulusal medyanın bazı köşelerine çöreklenmiş yazar-çizer takımını ibret ve hayretle izliyorum.
Bu tiplerin okumadan, araştırmadan, incelemeden, bilgi sahibi olmadan fikir öne sürmeleri trajikomik bir durumdur.

Anadolu’nun birçok kentindeki yerel gazetelerde köşe yazarları nefis analizler ve yorumlar yapmaktadır; ancak ne yazık ki bu meslektaşların ulusalda sesleri ve isimleri pek duyulmuyor.
Özellikle AK Parti iktidarı döneminde ortaya çıkan ve ulusal gazetelerin köşelerini kapan çapsız bazı kalemlerin kalitesiz yazıları, milletin ulusal medyaya bakışını olumsuz yönde etkilemektedir.
Derinlikli araştırmacı yönü olmayan, entelektüel birikimi sıfırın altındaki bazı kalemleri çok büyük maaşlarla ulusal gazetelerin köşelerine kim oturtuyor?
Acaba ulusal medya sektöründe medya menajerleri mi var?
Sporda menajerliği duymuştum ama yazın dünyasında böyle bir durumun oluşabileceği asla aklıma gelmemişti.
Kişisel olarak şuna inanıyorum: Güçlü bir referans olmadan ulusal medyanın patronluğunu yürütenler, çapsız bu adamları asla çalıştırmaz; gazetelerinin sayfalarını bu tiplere açmaz.
Şimdi bu çapsız adamların Başkan Erdoğan’a, AK Parti’ye ve ana muhalefet partisine nasıl zarar verdiklerine bakalım.
Bu arkadaşlar güç, para ve iktidar hevesine kendilerini o kadar kaptırmışlar ki sanki ülkeyi onlar yönetiyor.
Kraldan fazla kralcı olan bu tipler, Başkan Erdoğan’ı övelim kaygısıyla işi öyle abartıyorlar ki toplumun büyük bir kesimi “Hadi canım sen de” duygusuna giriyor.
Erdoğan düşmanlığını yayma derdindeki iç ve dıştaki bazı odaklara bu arkadaşlar öyle malzeme veriyor ki akıllara ziyan.
Bazen şu duygu zihnime yerleşiyor: Bu arkadaşlar gerçekten saf ve iyi niyetli mi bunları yapıyor, yoksa Reis Erdoğan düşmanlığını toplumsal bakımdan kabartmaya çalışan kriptolar mı?
Yazar-çizer bu kalemlerden bazıları adeta her biri bir Tayyip Erdoğan olma çabasında; hatta Erdoğan ötesi bir tavır içindeler.
Ana muhalefet cephesinde ise durum çok farklı değil.
Ana muhalefet partisini ve onun liderini övmek o kadar ileri seviyeye ulaşmış ki ufukta sanki CHP iktidarı var.
Bu yağdanlıklar olayı öyle abartıyor ki CHP şimdiden kendini iktidar ilan etmiş gibi.
İşin diğer bir komik tarafı ise bu yazar-çizer çok bilmiş takımına, adı sadece araştırma ve anket şirketi olmaktan öteye gitmeyen; partileri ve liderleri hoş tutarak politik rantın pastasından bize de bir dilim düşsün diyen tiplerin bu politik şişirmeye ve köpürtmeye adeta çanak tutmasıdır.
Bu kalemlerin yazılarını ve sözüm ona araştırma şirketi olanların anket raporlarını kokladığınızda burnunuza şu duygular saplanıyor: anormal derecede stresliler, inanılmaz derecede kibirliler, kabullenilmeyecek derecede tahammülsüzler, saçma bir kof kabadayılığı söylem ve tarz hâline getirmişler.
Bu arkadaşlar nezaketi ve efendiliği tamamen bir tarafa bırakmış durumdalar.
Ekmek yedikleri gazetelerin tirajları, televizyonlarının izlenme oranları yerlerde sürünürken; rakip gazetelere gazetecilik dersi verdikleri gibi yerel gazetelere de tepeden, alaysı bir bakışla yaklaşıyorlar.
İhtiyaç olmadığı hâlde, akıllarınca Erdoğan’ı “koruma” ve “kollama” işini o kadar abartıyorlar ki toplumda Başkan Erdoğan’a sempati duyanlar ondan uzaklaşıyor.
Başkan Erdoğan’ın gözünden kaçan noktalara parmak basacak, sorunlara yönelik çözüm ve teşvik edici fikirleri olmadığından; çoğu zaman yalan, dolan ve şişirme haberleri gündeme taşıyorlar.
Başkan Erdoğan, AK Parti ve ana muhalefet partisi bu safralardan kurtulmadıkça milletle olan gönül bağlarını eskisi kadar güçlü kuramaz.
Benden söylemesi.

Author’s Posts

Please fill the required field.
Image